Takip Ettiklerim
- Beyaz Şapka
- Bilgi Güvenliği
- Bilgi Güvenliği Derneği
- Black Hat
- Dark Reading
- DarkHardWare
- ISACA
- Olympos Secuirty
- TechNet
- Ulusal Bilgi Güvenliği
Rss Besleyicileri <
<31.8.07
<
Efendim, ürünümüz tahmin edeceğiniz üzere cep telefonu ama bir cep telefonundan çok öteye giderek daha çok PDA özellikleriyle göz dolduruyor.Özellikle benim çok şaşırdığım bir nokta var.Ürün üstün özelliklerine rağmen sadece ve sadece 99gr.Halihazırda kullandığım 2 yıllık cep telefonum bile 127gr iken, bu özelliklerde bir cep telefonunun 99gr olması, beni oldukça şaşırttı.
Ürünün modeli LG KS20.Dokunmatik ekrana (2.8" lik QVGA (240 x 320 piksel) sahip üründe HSPA desteği mevcut.Bu özellikle yüksek hızlarda indirme (download) ve yükleme (upload) yapmamıza olanak tanıyor.Küçük kardeşi KS10 modelinde Symbian 9.1 kullanılmasına karşın, bu üründe Windows Mobile 6.0 Professional işletim sistemi kullanılarak bir ilke imza atılmış.
Cep bilgisayarlarına göre iyi sayılabilecek 2 megapiksellik kameraya sahip modelde, FM radyo ve TV çıkışının yanı sıra, dahili olarak 90mb hafıza ve genişletilebilir harici microSD yuvası bulunuyor.
Son olarak bağlantı özelliklerine de değinelim.Son teknoloji Bluetooth v2.0 ve Wi-Fi (Kablosuz Ağ Bağlantısı) iletişim özelliklerine yer veren alet, 99.5 x 58 x 12.9 mm boyutlarında.
Günümüzde son model bir cep telefonunun fiyatının 900YTL'lere kadar çıktığını düşünürsek, artık cep telefonu almanın bana göre hiçbir manası kalmadığını söyleyebilirim.Daha önceki yazılarımda da söyledim, bir sonraki alacağım telefon, cep bilgisayarı olacak diye.Ama yine de isteyen gider bu fiyata dizüstü bilgisayar da alır, diyecek lafımız olmaz.Bu kadar parayı veriyorsam, en küçüğünü en iyi fiyata almak, en hızlısını almak isterim. Haksız mıyım?
Etiketler: HSPA, KS20, LG, Windows Mobile
/div> < <
Blue Ray ve Hd-dvd gibi medyaların yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlamasıyla, yazılım üreticilerinin eli boş durmuyor olacak ki, her ne kadar kullanmasam da (Roxio kullanıyorum) cd ve dvd yazma piyasasının bana göre tek hakimi olan Nero'nun 8. sürümü Ekim ayında son kullanıcıyla buluşuyormuş.
Yeni ürünün başlıca özellikleri arasında My Nero adı verilen bir eklentiyle, 1 tık yardımıyla popüler MySpace ve YouTube sitelerine video ve resim yükleyebileceğiz.
Ayrıca yine RescueAgent yardımıyla, hasar görmüş medyalardaki dosyaları kurtarabilecek, silinmiş dosyalarımızı geri getireceğiz.
Son olarak yazılım adının CD/DVD burning suite 8 olacak olması ve 100$ civarında bir satış politikasıyla piyasaya sürüleceği söyleniyor.
Etiketler: blue ray, hd dvd, nero, Yazılım
/div> < <
Daha önce Sony'den bir açıklama gelmişti(CMOS chipinin 60fps olduğu yönünde) ancak Casio firması prototipini erken piyasaya sürmüş olacak ki, 2921 x 2184 çözünürlükle fotoğraf çekebilen ürünümüz 6 megapiksel sensöre sahip.Diğer özelliklerini kısarak VGA modunda 300fps'ye çıkabildiği söylentileri dolaşsa da kulağa biraz tırmalayıcı geliyor.Prototip özelliği taşıyan ürün 12x optik yakınlaştırmaya sahip olmakla beraber, 2.8" lik LCD ile geliyor.Ürünün yaklaşık ağırlığı 650gr ve hafıza kartı olarak SDHC kullanılacakmış.Etiketler: 60 fps, camcorder, casio, el kamerası, exilim
/div> < <<360 derecelik hologramlar gerçek oldu !/a>

Nihayet bilimkurgu filmlerindeki görüntülü mesajlar gerçek oluyor.Özellikle Star Wars filminde gördüğümüz, son olarak GORA ile karşımıza çıkan 3 Boyutlu görüntüler gerçek oldu.
Tehlikeli gibi gözüken dönen ayna sistemine sahip üründe, holografik dağıtıcı mevcut.Bunu hızlı bir projeksiyonla sağlayan görüntülere 360 derecelik her açıdan bakabiliyorsunuz.
İnanılmaz değil mi?
Videoyu indirmek için tıklayın : http://gl.ict.usc.edu/Research/3DDisplay/3ddisplay.mov/div> < <
<30.8.07
<
Bu tarz haberleri duyduğumda genelde asparagas sanırım.Dünya devlerinin gölgesi altında genelde orta bütçeli kullanıcılara yönelik ürünler çıkaran firmalar, genel olarak pek bir satış beklentisi içinde olmadıklarından olsa gerek, değişik ürünler çıkarma eğilimdedirler.
Ama Sanyo firması son çıkardığı ürünle bu işi becermiş gözüküyor.Yeni ürünleri olan DMX-HD1000 el kamerasıyla, yüksek çözünürlüklü videolar çekmeniz mümkün(HD/MPEG-4 formatında 1080p, 1,920 x 1,080 çözünürlük).Üstelik bunu o küçücük gövdesinde saklı olan 8 megapiksel 1/2.5" CMOS sensorü ile 10x optik yakınlaştırmasıyla ve 2.7" LCD ekranıyla başarıyor.Ayrıca son dönemde oldukça popüler olan HDMI çıkışı da unutulmamış.8GB lık bir SD karta yaklaşık 1.5 saat boyunca yüksek çözünürlüklü kayıtlar oluşturabilirsiniz.Japonya'da Eylül ayında çıkacak olan ürünün, ¥120,000 ya da 1000$ olması bekleniyor.
1.5 saat (90 dakika) diyince aklıma nedense 6.haftada oynanacak olan FB-BJK derbisi geldi.Unutulmayacak bir maç olacağını düşündüğüm için, kameraları şimdiden ayarlamanın zamanı geldi diye düşünüyorum :)
Etiketler: DMX-HD1000, el kamerası, handycam, sanyo
/div> < <
Samsung firması özellikle son birkaç senedir, pc lcd pazarını domine etmiş durumda.Özellikle LCD monitörlerinin özelliklerine özellik katan firma, son olarak çıtayı oldukça yükseltmişe benziyor.IFA 2007 fuarında açığa çıkan yeni ürün özellikleri göz kamaştırıyor.
Yeni SyncMaster LCD monitörlerine(220TN ve 225UW) Voice Over IP(VoIP), yani Internet Protokolü üzerinden ses iletişimini sağlayan özelliği ekleyen firma, bu konuda epey ses getireceğe benziyor.Üstelik eklenen özellikler bununla da kalmamış.Syncmaster 220TN modeli 5ms tazeleme oranı ve 1680x1050 çözünürlüğünün yanı sıra, 1 adet 10/100Mbps eternet kartına ve 4 adet usb 2.0 portuna sahip.Son olarak eklenen 2 Megapiksel web kamerası, mikrofon ve hoparlör özellikleriyle de göz dolduruyor.Bu modelin içinde ayrıca 500mhz hızında çalışan bir GPU olduğunu belirtmeden geçmeyeyim.
PC olmadan da ben bu işte varım diyen Samsung firması, sektörde yeni ürün modelleriyle adeta diğer üreticilere meydan okuyor.
Özellikle benim gibi 2 senedir 19" LCD kullanan ve yakın zamanda değiştirmeyi düşünen kullanıcılar için , iyi bir alternatif olduğunu düşünüyorum.Yakın zamanda web kamerası alma derdim de ortadan kalkmış olur.Fiyatı tahmin edebileceğiniz üzere standart bir PC kadar olacak.Ancak teknoloji istiyorsak, kesenin ağzını açmaktan başka çaremiz olmadığını düşünüyorum.
Daha fazla detay için Samsung'un sitesini ziyaret edebilirsiniz.
http://www.samsungexhibition.com/ifa2007/press/read.jsp?seqno=29&select=1
Etiketler: 220TN, 225UW, LCD, samsung, syncmaster
/div> < <<29.8.07
<
Kim tahmin ederdi ki, XP nin bugünlere gelebilecegini.Ilk ciktiginda gunah kecisi ilan edilmis, kullanicilar uzun bir sure Window ME ve 98SE lerinden vazgecememisti.Her zaman Kim korkar teknoolojiden? tezini savunan biri olarak, bu sefer gercekten Vista`dan korkuyorum.Neden mi? Öncelikle yuksek sistem gereksinimlerinden baslayabilirim.Her ne kadar tum guncel oyun ve programlari kaldiracak yeni bir bilgisayar sistemi olustursam da, kuzenimin son model dizüstü bilgisayarinda gördügüm Vista
dan epey sogudumu soyleyebilirim.Uzun bir sure de Vista yüklemeyi düsünmüyorum.
Microsoft kullanicilarin genel olarak performans ve optimizasyon konularindan sikayet almis olacak ki, hayatimda ilk defa karsilastigim Beta Service Pack`lerini Eylül ayinda piyasaya sureceklermis.Genel olarak hatalarindan arinacak olan Vista, stabilite sorunlarina elveda diyecegimiz servis paketinin tam surumune, 2008ìn ilk ceyreginde bizlere eslik edecek.
Isletim sistemlerinin Sp1 paketleri cikana kadar yüklememeyi tercih eden bir son kullanici olarak, bende o zamana kadar anca Vista`ya gecerim zaten :)
Etiketler: Güvenlik, service pack, servis paketi, vista, windows
/div> < <
En sonunda bu da basimiza geldi, google ceplerimize kadar girmeyi basardi.Acikcasi bu kadar kisa surede boyle buyuk bir basari beklemiyordum.Forbes sitesinden Dunyanin en iyi 100 sirketine baktigimda tahmin edersiniz ki bunlarin arasinda google da vardi.Ancak google in diger köklü dunya sirketlerinden ayiran bir özelligi vardi.Sektörde kendisini yeni ceylan olarak gördügüm google, artik bir kaplana dönüsmüs ve son birkac yilda tam tamina %400e yakin buyume gerceklestirmisti.
Bunun meyvelerini Youtube sitesini satin almalariyla gorduk, yakinda Apple`in iphone una rakip olarak cikaracaklari google phonelarini duyurmalarindan sonra simdi de cep telefonlarimiza kadar girip, onlari kontrol edeceklermis.Merak etmeyin bunu casusluk yoluyla yapmayacaklar.Tipki Sybian ve microsoft gibi cep telefonlari icin isletim sistemi üreteceklerini acilan google, bu teknolojisini yakinda tüm detaylariyla aciklayacak.
Linux tabanli olacagi aciklanan google in yeni isletim sistemi, takdir edersiniz ki google in diger servisleriyle tam uyumlu olacak ve esnek arayüzü sayesinde kullanicilar istedikleri özellikleri ekleyebilecekler.Bir nevi open software diyebiliriz.Ancak cep telefonlariyla entegrasyonu nasil yapacaklar ondan supheliyim.Özellikle mevcut Nokia telefonlari Sybian, Palmlerin ise Windows Mobile`i desteklerken, google OS bunun neresinde yer alacak merakla bekliyorum.
Etiketler: cep telefonlari, google, google OS, google phone, isletim sistemi
/div> < <
Firma urettigi S80,xc70 ve v70 modelleri icin gelistirdikleri guvenlik tedbirlerinde kaza onleme sistemi mevcut.Arac sürücüsü uyarilara aldirmasa bile, arabadaki sistem öyle bir tasarlanmis ki; erken kaza onleme sistemi ile arac fren sistemini otomatik olarak devreye sokarak, adeta söförlere meydan okuyor.Belki bu özellik pek cok arac kulanicisinin hosuna gitmeyecek ancak bircok can kurtaracaginin garantisini veriyor sistem.
2. eklenen bir ozellik olarak; özellikle uzun sure arac kullananlar bilirler, goz kaymasi ve yogun olarak ayak bilek agrilari cekeriz.Volvo bununda caresini bulmus olacak ki, tam olarak neye göre karar veriyor bilmiyorum ama belirli bir süre arac kullanimdan sonra arac sürücüsünü uyararak ibrenin hemen altinda "artik kahve icmenin vakti gelmedi mi? " gibilerinden bir mesaj beliriyor.Artik bu mesaja uymak söföre kalmis.
Son olarak Cruise Control ve mesefa uyari sisteminde duzeltmeye giden firma, sunacaklari bu komple güvenlik paketini 2007 sonuna kadar, yukarida yazdigim modellerde sanirim servis guncellemesiyle devreye sokacakmis.
Özellikle benim gibi hiz tutkunlari icin kotu bir haber olsa da, genel olarak begendigim bir uygulama oldugunu soyleyebilirim.Umarim diger firmalar da, Volvo`nun calismalarini örnek alip, insan hatalarindan kaynaklanan kazalari minimuma indirirler.
Etiketler: araba, cruise control, Güvenlik, safety, volvo
/div> < <<28.8.07
<
Anlaşılan Apple ürünleri oldukça tutmuş olacak ki, sektörde ardı arkası kesilmeyen, güncel yeni teknolojileri görüyoruz.Nam-ı değer "Portable Media Player" lara, ipod desteği de eklendi ya, artık ölsem de gam yemem.
Bu seferki ürünümüz Daewoo'dan. 8" lik LCD ekranıyla beraber DVD/VCD/CD be CD-R/RW medya desteği sunmasının yanı sıra MP3, JPG ve Divx formatlarını da destekliyor.Çoklu medya formatlarındaki kartları destekleyecek olan 1 adet USB çıkışı bulunmakta.Fiyatı ve çıkış tarihi hakkında henüz bir bilgi yok, ancak internetten araştırdığıma göre kısa zaman içinde açıklanması bekleniyormuş.

Daha önce Philips'ten bir açıklama okumuştuk ve açıkçası Philips'in modeli benim gözüme daha hoş gelmişti.Bu tip ürünlerin fiyatları 150 ile 250$ arasında değişmekle beraber, sektörde yeni bir akımın önderliğini oluşturuyorlar.
Bu tarz ürünleri gerçekten alan var mı bilemiyorum ancak, bir gerçek varki; bu ürünler tam devamlı seyahat eden insanlara göre.
Hayatının büyük bölümlerini seyahat ederek geçiren insanlar haliyle ya uyuyorlar ya da en fazla gazete, dergi gibi medyaları takip ediyorlardır.Zaten yoğun iş temposundan başlarını kaşıyacak vakitleri yok, en azından bu seyahat aralarında 2 film koyup izlemeliler diye düşünüyorum.
Etiketler: apple, daewoo, dvd, ipod, philips, portable media player
/div> < <<27.8.07
<Son ekledikleri özellik ise, yahoo mail yoluyla, cep telefonlarına anında ve ücretsiz olarak mesaj gönderebilme!
Yahoo Mail'in güncellenmesiyle, eskiye nazaran daha efektif olarak kullanabilinen arayüzü sayesinde, kendi kontak listenizdeki kullanıcılarla her zaman iletişimde olmanız sağlanıyor.Sadece yollamak istediğiniz mesajı ve telefon numarasını girerek yapacağınız mesajlaşma tamamen ücretsiz.Şu an için sadece US, Kanada, Hindistan ve Pilipin'lerde geçerli olan uygulama umarız daha sonraları diğer ülkelere de sıçrar.Kazandırılan 2. bir özellik ise, yine arayüz sayesinde yahoo messenger ve windows live messenger kullanıcılarıyla anında mesajlaşabilmeniz.Anında mesajlaşmak daha önce hiç bu kadar kolay olmamıştı.Düşünsenize aynı anda milyonlarca insanla mesajlaşabileceğinizi? Hemde sadece mail arayüzü ile? Açıkçası kulağa hoş geliyor.
Ayrıca yahoo mailin 6 adet renk seçeneği ile zevklerinize uygun olanları kullanabileceğinizi de belirtmeden geçmeyeyim.
Etiketler: mesajlaşma, messenger, windows live, yahoo, yahoo mail
/div> < <
Malum bir devletin başında olmak kolay değil.Hele ki konu güvenlik olunca, genelde Hollywood filmlerinden gördüğümüz abartı Beyaz Saray ve FBI ajanlarının koşuşturmacılarını bilirsiniz.Artık koşuşturmadan kurtulacak olan ajanlarımız koca bir ohh diyebilirler.Çünkü LockHeed Martin firması yeni geliştirdiği VH-71 kod adlı, namı değer Başkan Helikopter'inin ilk test uçuşlarını geçtiğimiz aylarda İngiltere'de gerçekleştirdi.Bizi esas ilgilendiren bu kısmı değil tabii ki.Özelliklerine geçecek olursam;
■Eski model VH-3Ds 'e göre uçuş menzili tam 3.5kat artırılarak, 350 uçuş miline çıkartılmış.
■Tam olarak 14 yolcu kapasitesine sahip.Gökyüzündeki oval ofis olarak tanımlayabiliriz :)
■Bir adet mutfak, banyo ve Beyaz Saraydaki tüm iletişim donanımlarına sahip.
■Ses ve titreşim azaltıcı donanımla beraber, füze engelleme özellikleri eklenmiş.
Piyasalara 2009 yılında sürülecek olan bu üstün özelliklerdeki helikopteri, bizim Erdoğan'da talep eder mi? Ne dersiniz?
Etiketler: Beyaz Saray, Helikopter, Lockheed Martin, oval ofis, VH-71
/div> < <<84 milyon $'lık cracker/a>
Tam 30dk içinde, devletin porno içerikli siteleri engellemek için programladığı bir programı kırabilir misiniz?Tom Wood adlı 16 yaşındaki genç, devlete 84 milyon $'a mal olan programı kırdığını açıkladı.Program aktif gözüküyor olsa bile, kırdıktan sonra aslında deaktif olan programı kırdığını açıklayan Tom Wood adındaki genç, hükümeti hiçe sayarak " Bu programın daha iyisini, birkaç milyon dolara yapabilirlerdi, boşa harcanmış bir yatırım" olarak yorumladı.
Anlaşılan Avustralya hükümetinin daha 40 fırın ekmek yemesi lazım./div> < <

Her ne kadar teknolojiye ayak uydururken daha farklı renkler ve tasarımlarla, her zaman metalik renkleri tercih etsem de, diğer yanım her zaman eskilerden yanadır.
LG kullanıcıların bu yönünü görmüş olacak ki, yeni LCD televizyon serilerini ahşap kaplamalarla süslemiş. 178 derecelik görme açısının yanı sıra, son XD görüntü işleme motorunun yanısıra; resim ve görüntü gibi medya bileşenlerini görüntülemek için USB girişine sahip olan LG'nin 52" lik LCD serisi (XCANVAS olarak geçiyor), sahip olduğu 120Hz'lik görüntü özelliğiyle göz dolduruyor.
Oturma odası ya da salonunuzun mobilyaları eski kültürümüzden özellikler taşıyorsa, eskilerden vazgeçemeyen kullanıcılar için biçilmiş kaftan diyebilirim.
Etiketler: HDTV, LCD, LG, XCANVAS
/div> < <
Harici sabit diskleri oldum olası sevmişimdir, nispeten küçük, kullanışlı ve portatiftirler, ancak şekilleri itibariyle hepsi birbirine benzer.Hepsi sevimsiz birer dikdörtgendir, odun gibi sadece bilgi depolamaya yararlar, esas amaçları da bu olmalıdır da.Ama harici oluşları sebebiyle masamızın bir köşesinde yer kaplayacakları için, günümüz standartlarında, sizce biraz olsun gözümüze hoş gözükmeleri gerekmez mi, ne dersiniz?

Franco Cagnina adlı tasarım firmasını tebrik etmek lazım.Bir ilke imza atarak, ilk defa harici bir bileşenini kullanışlu bir tasarım harikasına çevirmeyi başarmışlar.Ürünün tasarımı oldukça hoşuma gitti.
Şekli itibariyle çöp kutusuna benzediğinin farkındayım, zaten amacı da bu. Hatta ilk başta bana bir çöp kutusundan da öte daha çok, geri dönüşüm yapılabilen minik bir çöp tenekesini andırdı.
Ürünümüz işe yaramadığını düşündüğümüz dosyaların silinince otomatik olarak kendi bünyesine atıyor ve sanırım bunu bluetooth teknolojisi sayesinde gerçekleştiriyor(Bu bir dezavantaj olsa gerek wi-fi olsa fena mı olurdu?).
Şimdilik sadece 250gb lık sürümü mevcut.PC ve Mac ler için tasarlanmış ürünü aynı zamanda bilgi depolamak için de kullanabileceğiz.
Etiketler: Franco Cagnina, harici hdd, Tempo
/div> < <Anlaşılan o ki, Almanya'da bir işletme sahibi hayallerimi 20yıl öncesinden gerçekleştirmeyi başarmış gözüküyor.Doğrusu imrenmediğimi söylesem yalan söylemiş olurum.
Artık o bekleyen ilgiyi göremediğimiz, hatalarını kabul etmeyen ve bir o kadar da kaba garsonlara elveda demenin zamanı gelmedi mi sizce?Bu restoranda herşey otomatik! . Lcd ekranlar sayesinde siparişinizi veriyorsunuz, lcd nin solunda bulunan sarımtırak nesneye kredi kartınızı sokuyorsunuz ve işlem tamam.Otomatik restoranımız size, o masanın etrafında bana teslayı anımsatan aletle, gökten inen yemeklerimizi sunuyor.Tıpkı the Simpsonslardaki Homer'ın rüyalarındaki gibi :)
Merak ettiğim bir nokta da, nakit ödemeyi kimin aldığı? Nerede kaldı o garsonlarla kurduğumuz samimi muhabbetler? Kurduğum muhabbet sonrası nerede kalacak o bir sonraki gelişimde bana verilecek olan ikramlar? Teknoloji teknoloji diye tutturuyoruz belki de ama aslında teknoloji bizden bazı şeyler alıp götürmüyor mu? hm, ne dersiniz?<25.8.07
<Aslında mantık çok basitti, konsol ile eğlenceyi farklı bir bakış açısıyla sundu Nintendo hayatımıza.Tamamen kablosuz bir yönetici, animasyonel ve çizgi film kıvamında grafiklerle kendini epey sevdirdiğini söyleyebilirim.Başta hadi canım, Nintendo'dan adam olmaz derdim ancak şimdi çevremden görüyorum ki, arkadaşlarım evlerinde Nintendo:Wii partileri veriyorlar.Özellikle karşı cinslerimi, bu aletle zaman geçirirken görmek beni çok eğlendiriyor, oyunlar karşısında verdiği tepkiler inanılmaz güzel.Zaten Nintendo'nun esas hedef kitlesi; çocuklar ve kadınlar olsa gerek.
Ve artık zamanı gelmişti, Wii artık sıradan bir konsol olmaktan çok öteye gitti ve insanların eğlence anlayışını değiştiren Wii, tüm dünya satışlarına baktığımızda, artık 1. sıraya yerleşmiş durumda.

Açıkçası böyle bir başarı beklemiyordum.PC egemenliğini her zaman benimsemiş olan biriyimdir.Konsollara asla sıcak bakmadım, bakamıyorum da.Ancak eğer oyun hastası biriyseniz günümüz şartlarında, PC için harcayacağınız paraya oranla, alınabilecek en mantıklı ve ekonomik eğlence çözümü konsollar olsa gerek.
<24.8.07
<
Günümüzde laptop kullanıcı sayısı, fiyatlarının da makul seviyeye gelmesiyle oldukça arttı ve artmaya da devam ediyor.Hatta öyle ki bazı laptoplar güncel masaüstü bilgisayarlara bile kafa tutmaya başladılar.Sadece 600$ karşılığında, gündelik işlerinizi fazlasıyla karşılayacak x marka bir laptop alabilmeniz oldukça kolaylaştı.Hal böyle olunca, hemen hemen bütün kişisel bilgilerimizi sakladığımız bilgisayarlarımızın güvenliği ön planda olmalı diye düşünüyorum.Hadi masaüstü bilgisayarlarını geçtim, özellikle laptop kullanıcılarının dikkat etmesi gereken güvenlik unsurları bulunmakta.
Örnek vermek gerekirse, laptopunuz en çok nerede güvenli dersiniz?
Arabanızın bagajında mı?, yoksa şöför koltuğunun altında mı?, ya da gideceğiniz bir restoranda yanınızda mı? Otel odasına ne dersiniz? Peki ya yüksek alaşımlı çelik bir kasada kilitli bir vaziyette? Aslında cevap oldukça basit, her zaman içeride biryerlerde tutmanız güvenlik açısından her zaman ön planda olmalı.
Genel olarak güvenlik konusuna değinecek olursak işte size birkaç tüyo:
Fiziksel olarak almanız gereken tedbirler:
▪ Laptop'unuza paranız gibi değer verin.
▪ Her zaman kilitli vaziyette bulundurun.
▪ Kullandığınız şifreleri başka bir yerde tutun ve her zaman zorlu şifreler kullanın(Büyük harf, sayı ve değişik semboller gibi).
▪ Arabanızın bagajında ve kolay gözükebilecek bir yerde bulundurmamaya özen gösterin.
▪ 1 dk bile olsa, gözünüzün önünden ayırmayın.
▪ Özellikle havaalanları gibi kalabalık yerlerde ayrıca dikkat edin.
▪ Otellerde tetikte olun.Mümkünse yaklaşık $30-50 olan laptop kablo kilitlerinden alın.
▪ Ofis dışına çıkmanız gerektiğinde, kilitli bir kasada muhafaza edin.
▪ Çalınmalara karşı ürününüzü firmanın internet sitesine kaydettirmeyi unutmayın.
▪ Kaliteli laptop çantaları kullanın. Pacsafe sitesine bir göz atabilirsiniz.
▪ Bilgilerinizi belirli aralıklarla yedekleyin.Norton Ghost'u tavsiye ederim.
▪ Bilgisayarınız MISAFIR kullanıcısını iptal edin (Guest olarak geçer).
▪ Administrator kullanıcısının adını değiştirin(Korsanlar kolay lokmalar bayılır).
▪ İnternet sitelere girişlerinizi(log-in) otomatik hale getirmeyin.
▪ Siz görmeden laptopunuzun USB ya da infrared portundan yabancı birileri giriş yapabilir.Bunu şifreyelebilirsiniz ya da bazı portları pasif konuma getirebilirsiniz.
▪ Kablosuz ağlar özellikle çok tehlikelidir.Şifresiz bir kablosuz ağa bağlandığınızda, diğer kullanıcılar sizin bilgisayarınıza rahatlıkla sızabilir.
▪ SpoofStick kullanın.Bu sizi sahte internet sayfalarına karşı koruyacaktır.
▪ Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, sadece parmak iziyle açılan laptoplar mevcut.Fiyatları makul seviyelerde ise, bütçenizi biraz zorlayarak tercih edebilirsiniz.
▪ Çok önemli kişisel bilgilerinizi TrueCrypt gibi güvenlik programlarıyla şifreyebilirsiniz.
▪ En kötüsü başınıza geldi ve laptop'unuz çalındı diyelim.Hayıflanmak yerine zamanında LaptopLock ya da Orbicule gibi bir güvenlik yazılımı yükleseydiniz, laptopunuz nerede olursa olsun internete girildiği zaman yerini rahatlıkla tespit edebilirdiniz.
▪ Asla internet tarayıcılarının şifre kaydedicilerini kullanmayın.İşi bilen bir kişi, rahatlıkla bu şifreleri çözebilir.
▪ Klasik olacak ama sisteminizi fazla yormayacak bir güvenlik yazılımı kullanın.Symantec,Trend Micro ve Kaspersky bu konularda başı çeken firmalar olarak ön plana çıkıyorlar, ürünlerinin güncel sürümlerini rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Genel olarak güvenlik alanına değinmeye çalıştım.Yazılım konusundaki önerileri masaüstü bilgisayarlarınızda da kullanabilirsiniz.İlerleyen zamanlarda yazı güncellenecektir.Görev tamamlandı, kolay gelsin.
Etiketler: bilgisayar, Güvenlik, laptop, tedbir, tüyo
/div> < <
Bilimkurgu filmlerinden "Humans must be destroyed" (İnsanlar yokedilmeli) sloganıyla girdiler hayatımıza.Belki de onlarla ilk ısınma turlarını Star Wars filmiyle attık.Dark side'ı bir kenara bıraktım ama Artuu ve adını hatırlayamadığım minik Anakin'in co-pilotu robotumuzu çok sevdik.Belki de esprili oluşları, bize böyle lanse edilmelilerinden çok etkilendik.
Sonra terminator çıkageldi, insanoğlunu diğer T serisi biyonik robotlardan koruma amaçlı olarak.Sert mizaçlı ve
dünya şampiyonu kas kütlesiyle Arnold abimiz çok büyük derinlik kattı filme.Derken Robocop (Robot polis) doğdu, çok sevdik Robocop'u, insanoğlunun o zamanlar en büyük beklentisi olan; eski bir polisin nasıl robota dönüşüp kötülerle savaşabildiğini seyrettik.Bu döngü hep bu şekilde gelişti.İyiler ve kötüler olarak, silahlı, saldırganlık ön planda, katiller, mafyalarla büyüdü bir nesil.(80'ler) Bende etkilenmiş olmalıyım ki, onlardan bir tanesiyim.
Bu girişi kısa tutma eğilimdeydim ama konu aldı başını gitti.Ama robot dediğimiz nasıl olmalı?
Bence bana itaat ettiği ve işlerimi yapabildiği sürece sorun yok, öyle olmalı da.Tıpkı Honda'nın tasarladığı, insan görünümlü Asimo gibi.Bu robot çok büyük ses getirdi sektörde.Daha önce tahmin edilen fakat yapılamayanı yaptı Honda.Araba motor üreticiliğinden sıyrıldı, insanlarda ciddi bir marka imajı oluşturdu belki de.Her eve bir Asimo, aslında hiç fena fikir değil :)

Firmanın 4 tip robot profili mevcut.
Scooba: Yıkamalı temizleyici
Dirt Dog: Çalışma alanları temizleyici
Verro: Havuz pisliklerini temizleyici
Fiyatlarına gelecek olursak, en ucuzu 110$ civarında, güncellenen versiyonları ise 350$ a kadar çıkabiliyor ki, bence her eve lazım bunlardan.
Ayrıca hadi havuz temizleyicisini geçtim, çok mu zordur bir "All in one" temizleyici yapmak? İnsanları tüketim çılgınlığını zaten biliyoruz, bir de bu tarzda bir yaklaşımı çok garipsedim doğrusu.Aslında başta Dirt Dog'u hayvan dışkı temizleyicisi sanmıştım, yanılmışım.Midesi geniş olacak ki, çalışma alanlarındaki yoğun pislikler temizliyormuş.Özellikle yüksek donanımlı sensörleri sayesinde merdiven köşelerinden geri gönebiliyorlar ve örneğin halı moduna getirdiğinizde, halının sınırlarını geçmemeleri dikkat çekici özellikler arasında.
Sadece irobot firmasından bahsedecektim ama o türlü çok yavan bir yazı olacağını düşündüm.Çok derin bir konu olduğunun farkındayım, ileride robotlar hakkında daha detaylı bilgiler verebilirim.
Her eve bir robot!
Annemin arkadaşlarının anneme yönelttikleri "Temizliği ne zaman yapıyorsun?" sorularına karşılık, alacakları cevap karşılarındaki surat ifadelerini merakla bekliyorum. " Robotum saolsun" :)
Etiketler: irobot, robotlar, Teknoloji, temizlik
/div> < <<23.8.07
<
Şimdi gelelim ürünümüze.Nedir bu Sidewinder Mouse?
Kısa süre önce Microsoft'un Razer firmasıyla ortak ürettiği "Habu" isimli fareyi geride bırakmayı başaran bu yeni oyun faremizin üzerinde farelerde ilk kez kullanılan mini bir LCD ekran var.Sağ baş parmak hizasında bulunan LCD ekrandan, faremizin makro ayarlarını ve o anki hızını görebiliyorsunuz ki , bu farede de yeni nesil farelerde olduğu gibi 2000dpi kullanılmış. 5 tuşa sahip Sidewinder fare, ilk Logitech g5 faresinde olduğu gibi, oyunculara yönelik ağırlık ayarlamaları mevcut.Kimisi ağır sever, ağır her zaman daha okkalıdır derler ya, ondan olsa gerek.Bu ağırlıklar sayesinde fareyi bir kuş kadar hafif kullanmanız mümkün ( 5 ile 30 gr arasında tercih yapabiliyorsunuz).
En önemli özelliklerinden bir tanesi ise, Microsoft'un yazımı ile gelen "Quick Turn" özelliği.Özellikle bilgisayar FPS oyunlarında karşılaşılan, düşmanınızın arkanızda olması olayı, bu özellik sayesinde geride kalıyor.Arkanızdan dipçik yiyeceğiniz bir anca, bir tuşa basıyorsunuz ve 180 derece arkanıza dönüp, düşmanınızı rahatlık altedebiliyorsunuz.İnceleme ya da test etme şansım olmayacak büyük bir ihtimalle ama bu özellik sayesinde, ürünün benden +1 puan aldığını söyleyebilirim.

Microsoft'a tavsiye vermek gibi olacaka ama bir kullanıcı olarak, bu ürünün kırmızıdan çok Siyah-Mavi versiyonunu görmek isterim.
Ürünün çıkış tarihi Ekim 2007, fiyatı ise yurtdışında 79$ olarak belirtilmiş.
Etiketler: Donanım, microsoft, mouse, oyuncu, quick turn, sidewinder
/div> < <
Apple ürünlerine her zaman önyargıyla yaklaşmış ve uzak durmuşumdur.Bunun en önemli nedeni pahalı olması, diğer nedenlerin bir tanesi de yan ürünlerin bile apple'dan yükseltme zorunluluğu.Pc egemen ülkemizde, Apple'ın tutunabilirliliğini tartışırım.O meşhur ipod'un kaymağını epey bir yediler ve yemeğe de devam ediyorlar.Derken iphone çıkageldi.Millet sanki teknolojiyle ilk kez tanışıyor, delidanalar gibi saldırdılar Amerika'da çıkan ilk parti iphone'ların satan mağazaların üzerine.Tamam çok güzel telefon ama Harry Potter'ın o efsanevi izdihamını bile geçti.Öyle ki, ebay ve ülkemizdeki gittigidiyor siteleri, ürünleri açık artırmaya çıkaran kullanıcıların ilanlarını yayından kaldırdı.Öyle fahiş fiyatlarla satılmak istendi ki, bence doğru bir hareket.
ilk kez bu sene yazlıktan almanyalı komşularımızın macbook'unu görmemle, fikrim biraz olsun değişti.Her ne kadar almanca diline uzak olsam da, zorluk çeksem de bu benim sadece 1 günümü aldı.Malum yazlıkta internet yok, mecbur kaldım o güzelim gelin gibi macbook'u kullanmaya.Herşeye rağmen Apple'ın macbookları, aynı paraya alınacak bir notebooktan daha pahalı.

Efendim konumuza gelecek olursak, Apple firması iMac ürünlerinde revizyon kararı almış, bence çok da iyi etmiş.Resimden göreceğiniz üzere, kablo karmaşası yok, herşey o incecik lcd monitörümüzün içinde.Buna biz en iyisi, 20.yüzyılın yeni gelini diyelim.
Ama bence tek bir kusuru var;
O da kablosuz fare ve klavye kullanmamış olması.(Ben yine gider Dell XPS alırım orası ayrı mesele :) )
Eh, o kadar kusur kadın kısmında da olur diyorum, ve özelliklerine geçiyorum:
iLife 08: to create gorgeous websites, photo books, movies, and more.
Home movies in minutes
Photo and video sharing Easily
iWeb: One click websites
Mac OS X: more stable than Windows and Rock Solid Security
Safari: Fast web browsing
Daha fazla detay için : http://www.apple.com/imac
Etiketler: apple, Donanım, imac, mac
/div> < <<22.8.07
<

Google.Ben Gooooooogle demeyi tercih edenlerdenim.Nedeni basit, bilgiye en kısa sürede ulaşabiliyorum, sevmediğim Microsoft'un başını ağrıtan tek şirket ama bir o kadar da korkuyorum çünkü google'sız bir internet düşünemiyorum.
Şimdi gelelim konumuza.Google çalışanları "Bu dünya Yetmez" diye düşünmüş olacaklar ki, yakında bize google earth 'ten sonra, google SKY ile buluşturacaklar.Dünyamızı karış karış dolaştığımız yetmedi, bir de bize uzay vizesi çıkardılar.
Sky ile internet kullanıcılarının, yaklaşık 100 milyon yıldız ve 200 milyon galaksiye bakacağı kaydediliyor.13 dilde sunulacak Sky hizmetine ulaşabilmek için, Google Earth programının son versiyonuna sahip olmak gerekiyor.Aslında kendisine sanal teleskop diyebiliriz.Google yetkilileri uzayı bilgi edinmeye yönelik bir oyun alanı olarak lanse etmişler.Bence güzel bir düşünce, yalnız başıma uzayı gezmeye kalksam kaybolurdum herhalde.Ama merak ediyorum, ben uzayı görüntülerken, karadelik gibi olaylar olsa, bunu nasıl tanımlayacaklar merak konusu :)
Etiketler: google, google earth, google sky, Yazılım
/div> < <
Cep telefonları çıktı çıkalı hayatımızın birer parçası haline geldiler.Nokia kullanan bir kullanıcı olarak, alo demekten ve oyun oynamaktan başka fazla bir uğraş vermiyorum telefonumla.Ancak insanlar artık aksesuar olarak saat bile taşımamaya, haberleri bile nerede olurlarsa olsunlar cep telefonları sayesinde öğrenmeye başladılar.
Öyle ki artık cep telefonlarından karasal haber yayınlarını takip edebileceksiniz.
Nedir bu karasal yayın? İngilizcesi DVB-H (Digital Video Broadcasting Handheld) olan, mobil cihazlarda dijital televizyon yayınlarının izlanmesine olanak sağlayan yayın teknoljisi olarak kısaca bilgi verebiliriz.
Bu bağlamda Avrupa Birliği, yeni gelişmekte olan cep telefonundan televizyon yayınında "yayın teknolojisi olarak mümkün olduğunca hızlı DVB-H 'yi destekleme kararı aldı.Esas amaç uzun vadeli yatırım.Öyle ki 2011 yılına dek, dünyada yarım milyon kullanıcı hedefleyerek, yaklaşık 20milyar avroluk bir pazar oluşturması bekleniyormuş.
Yalnız burada diğer dünya ülkelerinin karşı çıktığı bir konu var.Özellikle başı çeken Amerika ve Japonya, bu tip sektörel kararların Brüksel'deki siyasetçilerin değil, pazardaki oyuncuların vermesi gerektiğini savunuyor.Bence haklılarda.Belli ki AB kendini diğer dünya ülkelerinden üstün görüyor, özellikle teknolojinin tekelini oluşturan Japonya ve Amerika'ya karşılık kendi pazarını oluşturup, bende varım(!) demeye getiriyor.

Unutulmaması gereken bir nokta da, bu teknoloji kullanmak için cep telefonlarımızın bu özelliği desteklemesi gerektiği yönünde.
Son olarak konuyla alakası olmamasına rağmen birşey eklemek istiyorum.Halihazırda kullandığım telefonum 2 yaşına girdi, ek özellikleri beni tatmin etse de bazen gerek olmadığını düşünüyorum.Ancak günümüzde laptopların yaygınlaşmasıyla, - ki ben asla laptop kullanmayı sevmeyen bir insanım - hangi kafeye gidersem gideyim, insanların önünde bu pahalı oyuncakları görüyorum.Bunun yerine ciddi olarak hem telefon olarak kullanabileceğim PDA alma tarafarıyım.Söylemeden edemedim.Bu konuya başka bir zaman ayrı olarak döneceğim.
Yeşillikleri hazırlayın, devir dvbh devri.
Etiketler: cep telefonu, dvbh, eu, Teknoloji
/div> < <Bu blog da ne mi var?
Öncelikle esas amacım, günümüzde kullandığımız yeni olan her tür teknolojiyi siz okuyucularıma aktarmak olacak.Bunun dışında yeri gelecek her tür konuya parmak basacak,sinema ve TV konularına, güncel olaylara tarafsız ve eleştirisel boyutlarla yaklaşacağım. (Eleştirmeyi çok severim)
Sen kimsin be adam dediğinizi duyar gibiyim.
Geçen sene Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliğinden mezun oldum.Her ne kadar mühendis diploması yerine lisans öğrencisi diploması alsam da buradan bir kuyruk acım var.Türkiye şartlarında jeofiziğin iş yapmayacağını kavradıktan sonra, Bilişim sektörüne yönelmiş durumdayım.Firmaların Bilgi İşlem departmanlarında, Sistem Yöneticiliği ve Helpdesk (Türkçe karşılığı ne yazık ki yok) pozisyonlarında görev alıyorum.En son Boyner Holding'e bağlı backup firmasında " helpdesk administrator "olarak görev aldım.,
Selanik-İstanbul melezi,
Ucundan avrupa görmüş,
Yürekten osmanlı,
Bir o kadar da batıya düşkün,
İyi yetişmiş mütevazi istanbul beyefendisi,
Sonuna kadar cumhuriyetçi ve TÜRK ,
Bazen çocuk ruhu moduna giren,
Her an ne yapacağı belli olmayan,
BEŞİKTAŞını sonuna kadar tutan,
ÇARŞI diyince akarsular duran,
Konu arabalar özellikle honda olduğunda, deli gibi CIVIC kullanan,
Eğlenmesini bilen, özenti olmayan, kendine yakıştırdığı işleri yapan,
Ot olup kendini bişey zanneden insanlara sinir olan,
24 yaşında, işsiz ve şiddetle iş arayan,
İnsanları şaşırtmayı seven bir adamım işte :)
Daha detaylı bilgi için profilime bakabilirsiniz.
Şimdiden blogumu ziyaret edecek olan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Hadi bakalım başlıyoruz :)
/div> < <
CSS Template: DesignsByDarren Değiştirme: CyBer$|x Son düzenleme: zfrylmz
Siteyi daha iyi görüntülemek için 1280x1024 çözünürlükte, Firefox kullanın.





